03/06/2026
CFR’NİN İTİRAFI VE DOLARIN SALTANATINI YIKAN MİLLİ PARALAR
Küresel jeopolitiğin ve Amerikan dış politikasının mutfağı olarak kabul edilen Dış İlişkiler Konseyi (CFR), "Bozulan Ekonomik Düzen" başlıklı analiziyle adeta bir devrin kapandığını ilan etti.
Soğuk Savaş sonrası inşa edilen tek kutuplu dünya rüyası ve kurallarını Washington'ın koyduğu neoliberal kapitalist düzen resmen çöktü.
2008 küresel finans kriziyle başlayan Çin'in yükselişi ve pandemiyle derinleşen çatlaklar, bu çöküşü artık geri dönülemez bir noktaya taşımış durumda.
Ancak bu büyük çöküşün arkasında, perde arkasında, en stratejik bir dinamik yer alıyor: Küreselleşmenin panzehiri olan Prof. Dr. Haydar Baş'a ait Milli Ekonomi Modeli'nin "milli paralarla ticaret" hamlesi.
DOLARIN SİLAHLAŞMASI VE KÜRESELLEŞMENİN SONU
Yıllarca serbest piyasa dogması ve neoliberal politikalarla "modern esaret karşılığı" dünyayı fonlayan Washington, kendi hegemonyasını korumak adına doları bir finansal silaha dönüştürdü.
Kendi çıkarlarına ters düşen ülkelere uyguladığı yaptırımlar, borçlandırma mekanizmaları ve ambargolar, aslında kendi sonunu hazırlayan süreci hızlandırdı.
IMF ve Dünya Bankası gibi uluslararası kuruluşlar, küresel fonların ülkeleri boyunduruk altına alma ve siyasi tavizler koparma aracı olarak işlev görüyordu.
Ancak Washington'ın Venezuela'ya müdahaleleri, İran'a yönelik savaş tehditleri ve Çin'in önünü kesme çabaları, hedef alınan devletleri savunma mekanizmaları geliştirmeye itti.
Bu küresel baskıya karşı ülkelerin sığındıkları tek güvenli liman, Prof. Dr. Haydar Baş tarafından 2005 yılında dünyaya ilan edilen "Milli Ekonomi Modeli" ve bu modelin en dinamik projesi olan "milli paralarla ticaret" uygulaması oldu.
İlk olarak 2008 yılında Rusya ve Çin arasında hayata geçirilen, ardından BRICS bloku ve diğer ulus devletler tarafından benimsenen milli paralarla ticaret, doların küresel rezerv para tekelini kökünden sarstı.
MİLLİ PARALARIN DEVREYE GİRMESİ,KÜRESLLEŞMENİN SUNDUĞU TEK TARAFLI SÖMÜRÜ ÇARKINA "MİLLİ BİR DİRENÇ"DUVARI ÖRDÜ.
Washington'ın imaj kaybı ve içten çürüyen hegemonya
CFR'nin raporunun en çarpıcı itiraflarından biri de iç siyasi aktörlerin küresel meşruiyete vurduğu darbedir.
Özellikle ABD Başkanı Trump dönemiyle belirginleşen; müttefikleri tehdit etme, uluslararası anlaşmalardan çekilme ve geleneksel düşmanlarla öngörülemez yakınlaşmalar kurma stratejisi, uluslararası düzendeki Amerikan güvenilirliğini temelinden sarstı. CFR'nin tabiriyle Washington, "ekonomik düzenin meşru dayanağı olma" iddiasını kaybetti.
Güvenlik garantilerinden şüphe duyan müttefikler bile finansal ve ticari stratejilerini kökten değiştirerek dolardan kaçış yolları aramaya başladı.
Finansal gücünü ve yaptırım etkisini kaybeden ABD, bu kaybı telafi etmek için müttefiklerine ek vergiler koyma, savunma ve finansal destekleri kısma yoluna gitti.
Bu hırçın refleks, Washington'ı küresel arenada daha da yalnız bir aktör haline getirdi.
Küreselleşme ve kapitalizm rüyasından uyanan devletler, piyasayı serbest bırakarak küresel sermayedarların ekmeğine yağ sürmek yerine, halkları yararına birer organizatör ve planlayıcı olarak ekonominin merkezine oturmaya başladı.
YENİ DÜNYA DÜZENİ: MÜTEKABİLİYET YA DA TARİHTEN SİLİNME
Gelinen noktada IMF ve Dünya Bankası gibi İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan kurumlar, varlıklarını sürdürseler bile eski tartışmasız güçlerini ve tarafsızlık imajlarını tamamen yitirdiler.
CFR, bir sonraki ABD yönetimine çok net ve sert bir uyarıda bulunuyor: Eski sistemi tamir etmeye çalışmak vakit kaybıdır; Washington artık dünyaya emir yağdıran bir üst akıl gibi değil, müttefikleriyle eşit şartlarda müzakere eden bir ortak olarak masaya oturmak zorundadır.
ABD hala ciddi bir sermaye ve yenilikçilik gücüne sahip olabilir, ancak artık karşısında kendisine zerre güvenmeyen bir dünya var.
Sömürü çarkları duran, sert politikalara saptıkça daha da çuvallayan bir Amerika gerçeğiyle karşı karşıyayız.
Günün koşulları; milli paralarla ticareti, kendi kaynaklarına ve emeğine dayanarak büyümeyi, ülkelerle tek taraflı değil, karşılıklı çıkara dayalı adil ilişkiler kurmayı zorunlu kılmaktadır.
Değişen bu yeni paradigma karşısında tek kutuplu kibir krizini aşamayan ve adil bir paylaşıma yanaşmayan bir ABD, tarih sahnesinden silinmeye mahkumdur. https://www.yenimesaj.com.tr/cfrnin-itirafi-ve-dolarin-saltanatini-yikan-milli-paralar-H1608024.htm