20/03/2026
Gerdibi'nin sesi kesildi o gün.
Yusuf Uyar yoktu artık.
O, herkes için küçük şeyleri büyük yapan adamdı. Kimine göre sadece “otobüs saatlerini bilen biri”ydi… ama aslında o, kasabanın nabzıydı. Sabah kahvede oturan amcalardan, okuldan çıkan çocuklara kadar herkesin yolu bir şekilde ona düşerdi.
“Yusuf kardeş ,yarın kaçta kalkıyor otobüs?”
“Cuma günü ek sefer var mı?”
“Yurt inşaatı ne oldu, bitti mi?”
“Gerdibi’nde ne olmuş, duydun mu?”
Sorular hep aynıydı ama cevaplar hep güven verirdi.
Çünkü o sadece bilgi vermezdi… iç rahatlatırdı.
Bir gün, yine herkesin aklında sorular vardı. Ama soracak kimse yoktu. Kahvede sandalyesi boştu. Telefonu çalmıyordu. Gerdibi’nden haber gelmişti ama onu anlatacak Yusuf kardeş yoktu.
İşte o zaman fark edildi…
Otobüs saatleri internetten bulunurdu belki.
İnşaatın durumu birinden öğrenilirdi.
Haberler bir şekilde yayılırdı.
Ama kimse Yusuf Uyar gibi anlatamazdı.
O, bilgiyi değil… samimiyeti taşıyordu.
Cuma günü geldiğinde, otobüs yine kalktı.
Ama bu kez herkes biraz daha sessizdi.
Çünkü o otobüs, sadece yolcu değil… bir eksikliği de götürüyordu.
Köy hâlâ aynıydı.
Ama artık biri eksikti.
Ve bazı insanlar gider…
Yerleri asla dolmaz.
Allah rahmet eylesin.