25/03/2026
Fethiye Turizminde Temsiliyet İflası ve Yangın Yönetmeliği Çıkmazı
YANGIN YÖNETMELİĞİ GERÇEĞİ: KÜÇÜK OTELLERİN SESİ YOK
Yeni yangın yönetmeliğiyle birlikte küçük oteller hem ekonomik hem yapısal hem de temsiliyet açısından sıkıştı. Fethiye’deki işletmeler, “uygula” denilen kuralları ne fiziki olarak hayata geçirebiliyor ne de sorunlarını karar vericilere ulaştırabiliyor.
________________________________________
“HAZIR MISIN?” DİYEN YOK, “YAP” DİYEN VAR
Yeni yangın yönetmeliği; yanmaz kapıdan yangın merdivenine kadar birçok zorunluluğu beraberinde getiriyor. Ancak bu düzenlemelerin turizmcinin mevcut koşullarıyla ne kadar uyumlu olduğu sorgulanmadan yürürlüğe konulduğu eleştirisi yükseliyor.
Bir yangın yaşandı, ardından yönetmelik değişti. Fakat işletmelerin buna hazırlanıp hazırlanamayacağı, piyasa koşullarının bu yükü kaldırıp kaldıramayacağı dikkate alınmadan, herkesin aynı standartlara uyması bekleniyor.
AYNI ELBİSE HERKESE OLMAZ
Büyükşehirlerdeki çok katlı oteller ile Fethiye’deki 2-3 katlı küçük işletmelerin aynı kapsamda değerlendirilmesi, sahadaki en büyük itirazlardan biri.
Yangın merdiveni ve yanmaz kapı zorunluluğu, küçük oteller için sadece bir yatırım değil, doğrudan gelir kaybı anlamına geliyor. Yangın merdiveni için 4-5 odasını kaybeden işletmeler var. Bu, toplamda 15-20 odası olan bir otel için hayati bir daralma demek. Bu sadece bir oda kaybı değil; cironun %30’unun yok olması, istihdamın daralması ve Fethiye’nin o meşhur butik ruhunun betona yenik düşmesidir.
SORUN SADECE MALİYET DEĞİL, SÜRE
Turizmcilerin en temel talebi net: zaman.
Mevcut haliyle yönetmeliğin uygulanabilir olmadığı, en azından geçiş sürecinin uzatılması gerektiği ifade ediliyor. Aynı zamanda bölgesel farklılıkların dikkate alınması, düşük katlı yapılar için ayrı bir düzenleme yapılması beklentisi öne çıkıyor.
ASIL KRİZ: TEMSİL EKSİKLİĞİ
Ancak meselenin belki de en kritik boyutu bu noktada ortaya çıkıyor: küçük oteller yalnız.
Zaten pazarlama ve finansal anlamda büyük işletmelerle rekabet etmekte zorlanan küçük işletmeler, yeni yönetmelikle birlikte hem mali yükün altına giriyor hem de fiziksel olarak küçülmek zorunda kalıyor. Buna rağmen seslerini yukarıya taşıyabilecek bir mekanizma bulamıyorlar.
Bugüne kadar küçük işletmelerin görüşünü sistemli şekilde toplayan, taleplerini karar vericilere taşıyan güçlü bir yapı ortaya konmuş değil.
“BİRLİKTEYİZ” DEMEK YETİYOR MU?
Fethiye’de sektör adına hareket ettiği ifade edilen oda ve meslek kuruluşlarına yönelik eleştiriler de bu noktada yoğunlaşıyor:
Yangın yönetmeliğinin ertelenmesi, bölgeye göre yeniden düzenlenmesi gibi başlıklarda somut bir girişim yapıldı mı?
İlgili bakanlıklarla resmi temas kuruldu mu?
Yazılı başvurular, teknik raporlar hazırlandı mı?
Sektör temsilinin sadece kendi içinde konuşmakla sınırlı kalıp kalmadığı sorgulanıyor.
AİDAT ALAN KURUMLAR ÇALIŞMALI
Büyük otellerin finansal gücü ve lobisi karşısında ezilen küçük esnafın aidatını alan kurumlar, artık ellerini taşın altına koymalıdır.
Fethiye’nin küçük otelcisi sadece zaman ve adalet istiyor. Bölge mimarisine ve kat yüksekliğine göre revize edilmiş, ÖÇK gerçekleriyle barışık bir yönetmelik lütuf değil, haktır. Şimdi sorma vaktidir: Sektörün sessiz çoğunluğunun sesini kim duyuracak?
SONUÇ: SESSİZCE KÜÇÜLEN BİR SEKTÖR
Bugün ortaya çıkan tablo net:
Küçük oteller hem mevzuatla hem fiziksel kısıtlarla hem de temsil eksikliğiyle aynı anda mücadele ediyor.
Eğer bu üçlü baskıya karşı çözüm üretilmezse, turizmin yerel dokusunu oluşturan küçük işletmelerin sessizce sahneden çekilmesi kaçınılmaz hale gelecek.
***r