01/08/2026
ALEVİ TOPLUMUNUN VİCDANINDAN KAMUOYUNA ÇAĞRI:
“Çocuklarımızın Ortak Geleceği İçin: Okullar Eğitimin, Bilimin ve Eşitliğin Mekânı Olmalıdır.”
Anadolu’da güzel bir söz vardır: “Çocuk, herkesin evladıdır.” Bir çocuğun yüzü gülerse mahalle güzelleşir; bir çocuğun kalbi incinirse bütün toplum eksilir.
İstanbul Valiliği’nin okullarda mescit düzenlenmesine ilişkin kararını dikkatle takip ediyoruz. Bu tartışmayı inanç üzerinden yürütmek, ibadet hakkını tartışmak istemiyoruz. Herkesin inancını özgürce yaşaması anayasal bir haktır.
Ama okul nedir? Okul; çocukların farklılıklarıyla yan yana yaşamayı öğrendiği, aklının, vicdanının ve yeteneğinin geliştiği ortak yaşam alanıdır. Devletin görevi, herhangi bir inancı diğerinden üstün göstermek değil; bütün çocuklara eşit mesafede durmaktır.
Laiklik, dine karşı olmak değildir. Herkesin inancını özgürce yaşamasının ve kimsenin inancından dolayı ayrımcılığa uğramayacağının teminatıdır.
Aynı sırada Sünni, Alevi, Hristiyan, Musevi ya da hiçbir inanca bağlı olmayan çocuklar oturuyor. Çocuklar büyükler gibi düşünmez. Bir uygulamadan etkilenir, kendilerini dışarıda hissedebilir, “çoğunluğa benzemek zorundayım” diye düşünebilirler.
Eğitim politikaları hazırlanırken çocukların ruh dünyası ve üstün yararı mutlaka gözetilmelidir. Eğitim sistemimizin acil sorunları bellidir: depreme dayanıklı binalar, kalabalık sınıflar, öğretmen ihtiyacı, fırsat eşitliği ve nitelikli bilimsel eğitim.
Bu hassas konularda atılacak her adım; eğitimcilerin, hukukçuların, çocuk gelişimi uzmanlarının, öğretmenlerin, velilerin ve farklı inanç topluluklarının görüşleriyle şekillenmelidir. İnanç; makam kazanmanın, alkış toplamanın ya da toplumu ayrıştırmanın aracı olmamalıdır.
Devlet yönetenlerin sorumluluğu, dini tartışmaların merkezinde yer almak değil; bütün yurttaşların eşitliğini ve hukukunu korumaktır. Biz, çocuklarımızın okul kapısından içeri girerken yalnızca öğrenci olduklarını hissetmelerini istiyoruz. Hiçbir çocuk “Ben farklı mıyım?” diye düşünmesin. Hiçbir çocuk inancı ya da kimliği nedeniyle kendini yalnız hissetmesin. Hiçbir aile, evladının okulda ötekileştirileceği kaygısını yaşamamalıdır.
Mesele sadece bir mescit meselesi değildir. Mesele; çocuklarımızın ortak geleceği, eğitimde eşitlik, hukukun üstünlüğü ve toplumsal barıştır.
Çocuklar hepimizin ortak emanetidir. Onların kalbini kırmadan, onları birbirinden ayırmadan, aynı sıralarda umutla büyütebildiğimiz gün; geleceğe karşı görevimizi yerine getirmiş olacağız.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Garip Dede Dergahı Vakfı Yönetim Kurulu