09/12/2014
İnşaat ve İnşaat Ekonomisi
Teknolojinin etkisiyle hızlı bir şekilde gelişen , büyüyen ve değişen sanayileşmenin tüm
sektörler üzerindeki etkisine özellikle ekonomik etkisine bakıldığında gelir gider
grafiklerinde ki değişim son yıllarda dikkat çekici düzeydedir.
Bu yılın Ağustos ayında inşaat hizmet gelirleri (yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinden elde
edilen gelirler) 271 milyon dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ödemeler dengesi verilerinden derlenen
bilgilere göre, Ağustos ayında inşaat hizmet gelirleri 271 milyon dolar düzeyinde
gerçekleşti. Böylelikle Ağustos ayında tüm zamanların en yüksek inşaat hizmet geliri elde
edildi.
Bu yılın Ocak Ağustos döneminde elde edilen inşaat hizmet geliri ise 708 milyon dolar
oldu. Geçen yılın tamamında 674 milyon dolar inşaat hizmet geliri elde edilmişti. Türkiye
2001 yılından beri yurt dışı müteahhitlik hizmetlerinden yıllık ortalama 800 milyon dolar
gelir elde ediyor.
Bu veriler doğrultusunda Türk müteahhitlerinin her geçen yıl uluslararası pazardan aldığı
payın artış kaydettiği sonucu doğrulanabilmektedir. Yakalanan bu trendle birlikte gelecek
yıllarda da Türk müteahhitleri yurt dışında en önemli oyunculardan biri olabilecektir.İnşaat
ekonomisi verileri bazında , kendi ülkeleri dışında ürettikleri cirolara göre sıralanan en
büyük 250 müteahhidin içinde Türkiye'nin 43 firma ile Çin'den sonra en büyük oyuncu
durumunda olduğu da dikkat çekici unsurlardandır.
Dönemsel jeopolitik risklere rağmen güçlü mühendislik kadroları sayesinde Türkiye
uluslararası pazarda yerini koruyabileceği gibi yakın coğrafyada yer alan petrol zengini
ülkelerde programa alınan büyük altyapı projelerinin olması bu inançları
güçlendirmektedir.Türk müteahhitlerinin gerek tamamladıkları projeler gerek devam eden
projelerde kalite ve yapım hızı konusunda iyi bir yere sahip olmaları Türkiye inşaat
ekonomisi ve buna bağlı olumlu etkileri sürekli artan bir ivme göstermektedir.
Kredilerde sanayinin payı yüzde 50 geriledi, inşaatın ise yüzde 100 arttı!
Son 10 yılda 2013 fiyatlarıyla inşaat sektörüne yönelik yatırım harcamalarının tutarı 1.2 trilyon
liraya yaklaştı. Dolar cinsinden büyüklük 380 milyar dolar oldu.
Türkiye'de 20042013 arası 10 yıllık dönemde bankacılık sektörünün imalat sanayiine yönelik
kredileri yarı yarıya azalırken, inşaat ve konut kredileri iki katına çıktı. Söz konusu dönemde 2013
fiyatlarıyla kamu dışındaki birikimli inşaat harcamaları da 768 milyar lirayı aştı. Bu rakam, 2013
yılı GSYH'sının yüzde 51'ine denk gelen bir büyüklüğü ifade ediyor. Kamu kesiminin 400 milyar
lirayı aşan inşaat harcamaları da hesaba katıldığında, son 10 yılda Türkiye'nin inşaat yatırımlarına
harcadığı paranın büyüklüğü 2013 fiyatlarıyla 1 trilyon 170 milyar lirayı aşıyor. İlgili dönemlerin
dolar kuru dikkate alınarak yapılan hesaplamaya göre ise, inşaat sektöründe dolar cinsinden
harcamaların büyüklüğü 380 milyar doları aşıyor. DÜNYA'nın TCMB, BDDK ve TÜİK verilerinden
yaptığı hesaplamalarda inşaat sektörüne yönelik kredilerdeki artış açık ara ilk sırada yer alıyor,
sektörün büyümesinin de GSYH büyümesini 5'e katladığı görülüyor. 20042013 arasındaki 10
yıllık dönemde sabit fiyatlarla GSYH'daki yüzde 46'lık büyümeye karşın inşaat sektöründeki
büyüme yüzde 57'yi aştı.
Söz konusu dönemde cari fiyatlarla ise GSYH'daki yüzde 179'luk büyümeye karşın, inşaat
sektöründeki büyüme yüzde 205 düzeyine gerçekleşti. Bu dönemde kamunun inşaat harcamaları
yüzde 391'lik oranla nominal GSYH büyümesinin iki katını geçti.
Konut ve inşaatın payı ikiye katlandı
Sektörel krediler ve sektörlerin milli gelirdeki payına ilişkin gelişmeler de açık biçimde ortaya
koyuyor. İnşaat sektörü ve bireysel konut kredilerinde son 10 yılda yaşanan olağanüstü tablo, bu
çarpık gelişmenin boyutuna da işaret ediyor. En önemli göstergelerden biri, konut ve inşaata
yönelik kredilerdeki yüksek oranlı büyüme...
Nitekim 2004 yılında 8.2 milyar lira düzeyinde bulunan inşaat sektörüne yönelik ticari krediler ve
bireysel konut kredileri toplamı, izleyen dönemde yılda ortalama yüzde 35 büyüme kaydederek
2013 sonunda 196 milyar liraya ulaştı.
Bu rakam, 2014 yılı Temmuz sonunda ise 211.5 milyar liraya yükseldi. 20042013 arası 10 yılık
dönemde bireysel konut kredileri ile inşaat sektörü kredilerinin toplam kredi stoku içindeki payı da
iki katına çıktı. 2004'te yüzde 8.4 düzeyinde bulunan söz konusu kredilerin toplam kredilere oranı,
özelikle 20052009 arasında büyük bir ivme kazandı. 2005'te yüzde 12.9'a yükselen bu oran,
2006'da yüzde 14'ü, 2007'de yüzde 15'i ve 2009'da da yüzde 16'yı aştı.
2012 yılında yüzde 17 ile en yüksek seviyesini gören bireysel konut kredileri ve inşaat sektörü
kredileri toplamı, 2013 yılında talebi kısmaya yönelik tedbirlerin ardından sınırlı bir düşüşle yüzde
16.2'ye indi.